E-İmza Kurumlara Zaman ve Maliyet Tasarrufu Sağlıyor

E-İmza Kurumlara Zaman ve Maliyet Tasarrufu Sağlıyor

5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu ile birlikte elektronik imza, sayısal imza kavramının yerine kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ağır işleyen bürokrasi, hızla gelişen dünyaya ayak uydurulmasının önünde önemli ölçüde sorunları da beraberinde getirdi. Bu sorunu çözmek için atılan adımların büyük bir kısmı, işleyişteki basılı belgelerin kullanımının azaltılmasına yönelik olarak atıldı. Bu sayede zaman, işgücü ve kırtasiye masrafında kayda değer tasarruf sağlamayı hedefleyen yetkililer, söz konusu etkiyi yakalamanın en iyi yolu olarak özellikle evrak akış sürecinde sayısallaştırmayı gündemlerine aldı. Ancak zamanla bu planlamanın da yeterli olmadığını fark eden yetkililer, bu konuda 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu’ndan önce ciddi anlamda hukuki bir boşluk olduğunu keşfettiler.

icon-3 E-İmza Kurumlara Zaman ve Maliyet Tasarrufu Sağlıyore-İmza ile her işlem hızlı, güvenilir ve eksiksiz

E-imzanın uygulanmasıyla kamu ve özel sektördeki iş ve işlemlerin yürütülmesinde kırtasiye masraflarının azaltılması ve işlemlerin daha hızlı, hatasız, eksiksiz şekilde gerçekleştirilmesi bekleniyordu. Bu sayede işlem başına kullanılan zaman ve maliyet tasarrufu devletin 2006 Performans Denetim Raporu’nda yer aldı. Fakat sorun şu ki, bu kanun yürürlüğe girmeden önce bazı kurumlar iş akış süreçlerinde bilgisayar destekli sisteme zaten geçmişlerdi. Ancak tüm sistemini sayısal ortama aktaran kurumlarda bile bilgisayar sadece veri tabanı tutma ve çıktı alma aracı olarak kullanılmaktaydı.

Tüm bunlara rağmen bilgisayarda yapılmış bir işlemin hukuki hiçbir geçerliliği yoktu. Bazı kurumlar çıkardıkları yönetmeliklerle bu sorunu çözmeye çalıştılar. Fakat yine de imza gerektiren hiçbir belge çıktı alınmadan ve imzalı bir sureti fiziksel olarak saklanmadan herhangi bir işlemin yapılması mümkün değildi. Bu durumda kurumlar önce sayısal ortamda gerekli işlemi yapıp belgeyi hazırladı. Daha sonra hukuki bir boşluk olmaması için belgeyi basılı ortama aktararak, ıslak imzalı olarak işlemi tamamlama sürecine yöneldi. Bu da yukarıda anlattığımız gibi zaman, işgücü ve kırtasiye masrafına yol açmaya devam ediyordu. Kısa ve pratik şekilde tamamlanacak işlemlerin uzamasına neden oluyordu.

E-imza ve UYAP entegrasyonuna bir örnek…

Bunu bir örnekle açıklayalım. Örneğin e-imza uygulamasına geçmeden önce Adalet Bakanlığı tarafından işletime geçirilen Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ile mahkemeler, bütün bir dosyayı sayısal ortamda oluşturup, tüm işlemleri bilgisayar üzerinden görebiliyordu. Ancak e-imza kullanılmadığı için yapılan tüm işlemlerin çıktısı alınıyor, gerekli imzalar atılıyor ve maddi olarak oluşturulan dosyanın içine koyuyordu. Yani aynı dosyanın tamamını hem fiziki olarak hem de elektronik ortamda hazırlamak ve saklamak zorundaydı. Anlaşılacağı üzere her işlem iki defa yapılıyordu. Herhangi bir mahkemede yaklaşık 2000 tane dosya bulunduğunu düşünürsek, bu işlemin mahkemeye getirdiği yük kolayca görülecektir.

Etiketler:

Yorum Yok

Bir Yorum Yap

Bizi Arayın